Ana Sayfa Bilim/Astronomi Astrofizikçiler Karanlık Maddenin Sırlarını Çözmeye Çalışıyor

Astrofizikçiler Karanlık Maddenin Sırlarını Çözmeye Çalışıyor

291
0
Paylaş
Karanlık madde halesi (gri), küresel kümeler (kırmızı noktalar), kalın disk (koyu mor), yıldızsal disk (beyaz), yıldızsal şişkinlik (kırmızı-turuncu) ve merkezdeki kara deliği gösteren Samanyolu şeması. Yıldızsal disk yaklaşık 100.000 ışıkyılı çapındadır. Karanlık madde halesi ise en az 600.000 ışıkyıllık bir çapa ulaşır. Görsel: NASA / CXC / M.Weiss

Aralarında Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nde görevli Türk astrofizikçi Dr. Esra Bülbül ‘ün de bulunduğu bir ekip, bilim insanları ve astrofizikçilerin onlarca yıl boyunca kafalarını meşgul eden bir konuda yeni bulgular yayınladı: Karanlık madde nedir ve nereden kaynaklanıyor?

Miami Üniversitesi’nden astrofizikçi Nico Cappelluti‘nin çalışmasında ortak yazar olan Esra Bülbül‘e göre, evrendeki kütlenin yaklaşık yüzde 95’i bilim insanları için bilinmeyen ve görünmeyen bir madde olan karanlık maddeden oluşuyor.

Cappelluti’nin The Astrophysical Journal dergisinde yayınlanan ve “Chandra ile derin alanlarda 3.5 keV hattını arama: 10 MS gözlemi” başlıklı çalışması, gökyüzünde her biri farklı bir yöne işaret eden dört farklı teleskopla yakalanan bir ışık kaynağını inceliyor. Bilim insanlarının aşina olmadığı ve tanımlanamayan bu ışık kaynağı, astrofizik dünyasında heyecan yarattı. (Esra Bülbül 2014 yılında galaksi kümelerini incelediği çalışmasında emisyon hattını bulmuştu.)

Cappelluti açıklamasında; “Gökyüzünde bir X-ışını kaynağını yakalamak için özel teleskoplar kullanıyoruz ve bu X-ışınlarına bakarken teleskoplar beklenmedik şekilde bilinen herhangi bir atomik emisyon tarafından üretilmeyen bir ışık spektrumunu yakaladılar. Bu emisyon hattına artık 3,5 kiloelektron volt (keV) diyoruz. Bu emisyon hattıyla ilgili bir yorum da karanlık maddenin çürümesiyle ortaya çıkması.” ifadelerini kullandı.

3.5 keV emisyonunu yakalayan dört teleskop, NASA’nın NuSTAR teleskopu, Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) XMM-Newton teleskopu, Chandra teleskopu ve Japonya’dan Suzaku teleskopu.

Esra Bülbül’e göre “Bu 3.5 keV emisyon hattı henüz tanımlanmadı. Ne olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Ancak sadece bir teori de olsa karanlık maddenin çürümesi olarak da bilinen bir steril nötrino olabilir. Cappelluti’nin çalışmasıyla ilgili asıl ilginç olan şey, bu 3.5 keV hattını kendi galaksimizde bulunması.

Cappelluti, “Çalışma eğer onaylanırsa bize karanlık maddenin ne olduğunu söyleyecek ve bu da fizikteki en büyük keşiflerden biri olacaktır. Samanyolu’nun karanlık madde tarafından çevrildiğini biliyoruz. Karanlık madde baloncuğunda yaşıyormuşuz gibi düşünün. Fakat aynı zamanda tespitimizin istatistiksel kesinliğini de elde etmek istiyoruz, bu yüzden şimdi bir ‘Steril Nötrino Görev Gücü’ oluşturuyoruz” dedi.

Önümüzdeki sonbaharda Harvard’dan Esra Bülbül de dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen çeşitli bilim insanları, Miami Üniversitesi’nde bu 3.5 keV emisyon hattını araştırmak ve büyük bir veri madenciliği projesi düzenlemek üzere bir araya gelmeyi planlıyorlar.

Esra Bülbül’e göre “Şimdi amaç daha iyi çözünürlükte daha güçlü teleskoplar elde edene kadar gökyüzüne bakmaya devam etmek ve karanlık maddenin sırlarını açığa çıkarmaya çalışan diğer bilim insanlarıyla verileri paylaşıp analiz etmek.” Bülbül, bunun 2021’e kadar hazır olmasının güç olduğunu da ekliyor.

Nico Cappelluti ve Esra Bülbül’ün başında bulunduğu bu araştırmaya imza atanlar arasında, Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden Francesca Civano ve Randall K. Smith; MIT Kavli Astrofizik ve Uzay Araştırmaları Enstitüsü’nden Adam Foster, Eric Miller, Mark W. Bautz; ve Yale Üniversitesi’nden Priyamvada Natarajan ve Megan C. Urry de bulunuyor.

Çalışmanın orijinal metnine buradan ulaşabilirsiniz: Searching for the 3.5 keV Line in the Deep Fields with Chandra: the 10 Ms observations.

Kaynak: Scitech daily

Bir Cevap Yazın